Kategori arşivi: Makaleler

2019 YILINDA GEÇERLİ OLAN İŞVEREN SGK PRİM TEŞVİKLERİ

1-Malullük, Yaşlılık Ve Ölüm Sigortası İşveren Hissesinden 5 Puanlık İndirim

2-Yurtdışına Götürülen/ Gönderilen Sigortalılar İçin Prim İndirimi

3- İlave 6 Puanlık İndirim

4-Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararlar Çerçevesinde Uygulanan Sigorta Primi Teşviki

5- Genç ve Kadın İstihdamı İle Mesleki Belgesi Olan Sigortalı İstihdamı Halinde Uygulanan

6-Engelli Sigortalı İstihdamında Sigorta Primi Teşviki

7- Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Kapsamında

8-Kültür Yatırımları ve Girişimlerine Sigorta Prim Teşviki
9- İşsizlik Ödeneği Alanların İstihdamı Halinde Sağlanan Teşvik Uygulaması

10. İşbaşı Eğitim Programlarını Tamamlayanların İstihdamına İlişkin Teşvik
11. Sosyal Yardım Alanların İstihdamı Halinde Uygulanan Prim Teşviki

12. Sosyal hizmetlerden faydalanan kişilerin istihdamı halinde uygulanan teşvik

13. Yeni Nesil Teşviki (4447 sayılı kanunun Geçici 19. Maddesi)

14. 4447 Sayılı Kanunun Ek 4 üncü Maddesinde Öngörülen Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşyerlerinde İşsizlik Sigortası İşveren Hissesi Teşviki Uygulaması

Benzer Kavramlar           :

Prim Teşviki

Sigorta Teşviki

İşveren Teşviki

Primlerin devlet tarafından karşılanması

Primlerin sigorta tarafından karşılanması

Primlerin işkur tarafından karşılanması

Teşvikli sigortalı çalıştırma

Sigorta ödemeden eleman çalıştırma

Prim ödemeden eleman çalıştırma


					

BASİT USUL MÜKELLEFİYET Mİ? DEFTERE TABİ MÜKELLEFİYET Mİ?

Yeni mükellef olmak isteyenlerin sık sordukları sorulardan biride vergi uygulamaları açısından

şahıs işletmeleri (deftere tabi mükellefler) ile basit usul mükellefiyet arasında ne fark olduğudur.

Aşağı da karşılaştırmalı olarak konu ana hatları ile izah edilmeye çalışılmıştır.

Öncelikle her isteyen kişi basit usule tabi mükellef olamamaktadır. Maliye bakanlığının basit usul mükellefiyet açısından belirlediği genel ve özel esasların yanısıra bazı sektörler de basit usul kapsamı dışında tutulmuştur. Örneğin; Sarraflar, kıymetli maden ve mücevherat alım satımı ile uğraşanlar, Sigorta prodüktörler, Gayrimenkul ve gemi alım satımı ile uğraşanlar gibi daha bir çok sektör basit usul mükellefiyet uygulamasının dışında tutulmuştur.

 

Verilen Beyannameler Açısından Karşılaştırma
Basit Usul Mükellefler İşletme Defteri Tutan Mükellefler
 Gerçek
usulge
gelir vergisi mükellefleri)

Sadece yıllık beyanname verirler. (Yıllık gelir vergisi beyannamelerini takip eden yılın Şubat ayında verirler.)
KDV beyannamesi verirler (Aylık veya üç aylık olabilir)
Muhtasar Beyanname (Aylık veya üç aylık olabilir)
Geçici Vergi Beyannamesi ( Üç Aylık)
Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi (Yıllık gelir vergisi beyannamelerini takip eden yılın Mart ayında verirler.)
Katma Değer Vergisi Uygulaması Açısından Değerlendirme
Basit Usul Mükellefler

İşletme Defteri Tutan Mükellefler
 Gerçek
usulge
gelir vergisi mükellefleri)
Basit usul mükelleflerin mal teslimi veya hizmet ifaları KDV vergisine tabi değildir.
Düzenledikleri belgelerde KDV göstermezler ve KDV dahil ibaresi de kullanmazlar. Aksi taktirde düzenledikleri belgeler de KDV gösterilmesi veya Kdv dahil ibaresine yer verilmesi durumunda belgede ki KDV’ yi ödenmek zorundadır.
Alış vesikalarında ki KDV’yi gider veya maliyet olarak kayda alırlar
Mal teslimi ve hizmet ifaları KDV’ ye tabidir.
(KDV açısından mevzuat açısından istisna tutulan durumlar vardır.)
Alış vesikaların da ki KDV’ yi KDV hesabında indirim konusu yaparlar.
(Genel tanımın istisnası vardır.)


Muhtasar Beyanname Açısından Değerlendirme
Basit Usul Mükellefler İşletme Defteri Tutan Mükellefler
Gerçek usulge gelir vergisi mükellefleri)
Basit usul mükelleflerin ödeme işlemleri tevkifata (kesintiye) tabi değildir bu yüzden Muhtasar beyanname vermezler.Gerçek usulde gelir vergisine tabi mükelleflerin ödeme işlemleri tevkifata (kesintiye) tabidir. Mevzuatın ön gördüğü hususlarda yapmış oldukları ödemelerden kesinti yaparak Muhtasar Beyanname ile beyan ederler
Geçici Vergi Beyannamesi Açısından Değerlendirme
Basit Usul Mükelleflerİşletme Defteri Tutan Mükellefler
Gerçek usulge gelir vergisi mükellefleri)
Geçici Vergiye (peşin vergiye) tabi değillerdir.Geçici vergiye tabidirler, üç aylık dönemlerde net kar üzerinden hesaplama yöntemine dayalı geçici vergi beyannamesi verirler.
Amortisman Uygulaması Açısından Değerlendirme
Basit Usul Mükelleflerİşletme Defteri Tutan Mükellefler
Gerçek usulge gelir vergisi mükellefleri)
Satın almış oldukları duran varlıklar bedeli üzerinden amortisman ayırmazlar, gider leştirme yapmazlar.
Duran varlık satışlarında da fatura düzenlemezler.
Duran varlıkların gider leştirilmesinde amortisman uygulamasına tabidirler.
Amortisman; vergi uygulamaları açısından belirli bir rakamın üzerinde ki duran varlıklar direkt gider leştirilmeyip maliye bakanlığının belirlemiş olduğu oranlar üzerinden yıllara bölünerek giderleştirilirler. Örneğin alınan binek otomobilin bedeli beş yıla bölünüp beş yılda giderleştirilir.
Personelin Vergilendirilmesi Açısından Değerlendirme
Basit Usul Mükelleflerİşletme Defteri Tutan Mükellefler
Gerçek usulge gelir vergisi mükellefleri)
Basit usul mükellefin yanında çalışmakta olanlar gelir vergisi kanuna göre Diğer Ücretli kapsamında vergilendirilirler.
Çalışan kendi adına ikametgahının bağlı bulunduğu vergi dairesine gidip kendi adına vergi mükellefiyeti açtırması gerekmektedir.
Ücretlerinin aylık vergi tutarının hesabında yıl başında ki asgari ücretin % 25’inin % 15’i hesaplanarak aylık vergi tutarları hesap edilir. 2019 yılı için
(2.558,40 x %25) x (%15) = 95,94 TL/Aylık
Yıllık toplam vergi 1,151.28 TL dir.
Yıllık vergilerini Şubat ve Ağustos aylarında iki taksitte öderler.
Çalışanların vergilendirilmesi işverenin adına düzenlenen Muhtasar beyanname ile olmaktadır. Çalışanların ücretlerine gelir vergisi kanunun 103. maddesindeki oranlar uygulanarak hesaplama yapılmaktadır.

Tutulan Defter Açısından Değerlendirme
Basit Usul Mükelleflerİşletme Defteri Tutan Mükellefler
Gerçek usulge gelir vergisi mükellefleri)
01.01.2018 tarihinden itibaren Defter Beyan Sistemine geçmiş bulunmaktalar. 01.01.2018 tarihinden itibaren tüm belgeleri maliyenin sistemine işlenmektedir.
Basit usul mükellefler en geç üçer aylık dönemler halinde belgelerini defter beyan sistemine kayıt etmeleri gerekmektedir. Üçer aylık dönemler
2019/1-2-3
2019/4-5-6
2019/7-8-9
2019/10-11-12
Her üç aylık dönem takip eden ayın sonuna kadar defter beyan sitemine işlenmesi gerekmektedir.
Örneğin : 2019/1-2-3 dönemi 30.04.2019 tarihine kadar defter beyan sistemine işlenmek zorundadır.
01.01.2019 tarihinden itibaren Defter Beyan Sistemine geçmişlerdir.
KDV beyannamesi aylık olan mükellefler için takip eden ayın 26’sına kadar belgeleri Defter Beyan sistemine işlenmesi gerekmekte ve aynı tarihe kadar tahakkukunun düzenlenip ödemesi yapılması gerekmektedir.
Örnek : Temmuz ayının KDV beyannamesi ile ilgili beyan ve ödeme işlemleri Ağustos Ayının 26’sına kadar yapılması gerekmektedir.
KDV’si üç aylık olan mükellefler de üç aylık dönemi takip eden ayın 26’ sına kadar beyanname verme ve ödeme işlemlerini yapmaları gerekmektedir.

KDV ve KDV TEVKİFATI İLE İLGİLİ KONU, SORU VE CEVAPLAR

S.M.M.M. Yakup Üçkardeş
Atatürk Mah. Mimar Sinan Sok.
Atam İş Merkezi B Blok No:14/13 Kat : 4
Ümraniye/İst.
Ücretsiz Danışma Tlf. : 0216 – 412 26 62 Faks : 0216 – 329 72 31
web : www.yevmiyemaddesi.com
mail : smmm.yakupuckardes@hotmail.com

 

  

KDV ve KDV TEVKİFATI İLE İLGİLİ KONU, SORU VE CEVAPLAR

KATMA DEĞER VERGİSİ TEVKİFATI

Kaynak : 117 No’ lu KDV Genel Tebliğ

 

Soru : KDV (Katma Değer Vergisi)’nin mükellefi kimlerdir?

Cevap : KDV açısından mükellefin kim olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 8. Maddesinde belirtilmiştir.

8. maddenin tam metni;

Mükellef:

Madde 8 – 1. Katma Değer Vergisinin Mükellefi:

a) Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar,

b) İthalatta mal ve hizmet ithal edenler,

c) Transit taşımalarda gümrük veya geçiş işlemine muhatap olanlar,

d) PTT İşletme Genel Müdürlüğü ve radyo ve televizyon kurumları,

e) (Değişik: 14/3/2007-5602/10 md.) Her türlü şans ve talih oyunlarını tertip edenler,

f) (Mülga: 14/3/2007-5602/11 md.)

g) 1 inci maddenin 3 üncü fıkrasının (c) bendine giren hallerde bunları tertipleyenler veya gösterenler,

h) Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakları kiraya verenler,

ı) İsteğe bağlı mükellefiyette talepte bulunanlardır.

2. (Değişik : 3/6/1986 – 3297/2 md.) Vergiye tabi bir işlem sözkonusu olmadığı veya katma değer vergisini fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler, bu vergiyi ödemekle mükelleftirler. Bu husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de geçerlidir. (Değişik son cümle: 25/12/2003-5035/6 md.) Bu gibi sebeplerle fazla ödenen vergiler, Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre ilgililere iade edilir.

 

Soru : KDV Tevkifatı Nedir? KDV Tevkifatının Yasal Dayanağı Nedir?

Cevap : Genel anlamda KDV (Katma Değer Vergisi) mal tesliminde veya hizmet ifasında bulunulması halinde satıcının alıcıdan tahsil ettiği KDV’ yi, KDV beyannamesi ile  beyan ettiği, ödediği, harcama ve gider kalemlerinden alınan vergidir.  

KDV Tevkifatının dayanağı ise 3065 sayılı kanun 9. Maddesindeki “Mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.” ibaresidir. İlgili madde vergini ödenmesi (intikali) konusunda mal alan veya hizmetten faydalananları da KDV nin ödenmesi konusunda sorumlu tutulabileceğine dair Maliye Bakanlığına yetki vermiştir. Bu durumda KDV tevkifatı uygulaması,  teslim veya hizmet ifalarında KDV nin tamamı veya bir kısmı teslimden faydalanan veya kendisine hizmet ifa edilen kişiler tarafından satıcıya veya hizmet ifa edene ödenmeyip sorumlu sıfatıyla kendileri tarafından beyan edilip ödenmesi esasına dayanır.

 

Soru : KDV tevkifatı neden uygulanmaktadır?

Cevap : Maliye bakanlığı, vergi alacağını güvence altına almak amacıyla ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar ile bunların dışında gerekli gördüğü diğer hallerde de verginin ödenmesinden işleme taraf olanları sorumlu tutmaktadır.

 

Soru : KDV tevkifatını alıcımı? Satıcımı yapar?

Cevap: KDV tevkifatını mal veya hizmet satın alanlar yapar. Bu kapsamda tevkifat kapsamında mal veya hizmet alanlar maliye bakanlığı tarafından uygun görülen oranda işleme konu KDV nin belirli bir kısmını satıcıya ödemeyip KDV2 beyannamesi ile kendileri bildirecek ve ödeyeceklerdir.

 

Soru : Her hangi bir işlem ile ilgili KDV nin tevkifata tabi tutulup tutulmayacağını alıcı ve satıcı kendileri belirleyebilir mi?

Cevap :  KDV tevkifatı ihtiyari bir uygulama olmayıp, Maliye Bakanlığınca tevkifat uygulaması kapsamına alınan işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması zorunludur. Diğer taraftan, Maliye Bakanlığınca tevkifat kapsamına alınmamış işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması mümkün değildir.

 

Konu : KDV Tevkifatının türleri

Açıklama : KDV tevkifatında, tam Tevkifat ve kısmi tevkifat uygulaması mevcuttur.

Tam tevkifat : Teslim veya hizmet bedeli üzerinden hesaplanan verginin tamamının işleme muhatap olan alıcılar tarafından beyan edilip ödenmesidir.

Kısmi tevkifat : Hesaplanan verginin Maliye Bakanlığınca belirlenen kısmının, işleme muhatap olan alıcılar tarafından, diğer kısmının ise işlemi (teslim veya hizmeti) yapan tarafından beyan edilip ödenmesidir.

 

Soru : Sorumlu sıfatı ile tevkif edilen KDV nasıl beyan edilecek?

Cevap : Tevkifat, genel bütçeli idareler hariç, tevkifata tabi işlemin yapıldığı dönemde vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilecektir.

 

Soru : Sorumlu sıfatı ile tevkif edilen KDV ne zaman beyan edilecek?

Cevap : İşleme ait fatura veya benzeri belge izleyen ay içinde düzenlense dahi sorumlu sıfatıyla beyan, işlemin vuku bulduğu dönemin beyan süresi içinde yapılacaktır. Kısmi tevkifat uygulamasında satıcının mükellef sıfatıyla 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edeceği kısım da aynı dönemde beyan edilecektir.

Hizmet işlemlerinde, hizmetin ayın sonunda tamamlanması halinde de fatura izleyen ayda düzenlense dahi bu şekilde işlem yapılacaktır. İşlem bedelinin ödenmemesi, işleme ait faturanın süresinde düzenlenmemesi, alıcıya geç gelmesi veya hiç gelmemesi tevkifatın yapılıp yukarıda belirtilen süre içinde sorumlu tarafından beyan edilmesine engel değildir.

 

Soru : KDV tevkifatı yapılmayan dönemlerde de sorumlu sıfatı ile KDV2 beyannamesi verilmek zorunda mı?

Cevap : 2 No.lu KDV Beyannamesi sadece tevkifata tabi işlemlerin olduğu dönemlerde verilecektir.

 

Soru : Sürekli KDV1 mükellefiyetinin olup olmaması KDV2 beyannamesinin beyanında nasıl bir farklılığa yol açar?

Cevap : Gerçek usulde KDV mükellefleri (KDV1 vergi türünden mükellef sicilinde kayıtlı olanlar) tevkifata tabi tutulan KDV’nin beyanında 1015B beyanname kodlu KDV2 beyannamesini, gerçek usulde KDV mükellefiyeti bulunmayanlar ise söz konusu verginin beyanında 9015 beyanname kodlu KDV2 beyannamesini kullanacaklardır.

 

Soru : Tevkif edilen KDV nin sorulu sıfatı ile KDV2 beyannamesi ile beyan edilmesi durumunda diğer işlemler nedeni ile indirim konusu yapılabilecek KDV de KDV2 beyannamesinde indirim konusu yapılabilir mi?

Cevap : 2 No.lu KDV Beyannamesinde herhangi bir surette indirim yapılması mümkün olmadığından tevkif edilen KDV’nin tamamının beyan edilerek vergi dairesine ödenmesi gerekmektedir.

 

Soru : Sorulu sıfatı ile KDV2 beyannamesinde beyan edilen KDV, KDV1 beyannamesinde indirim konusu yapılabilir mi?

Cevap : Tevkifat uygulayan alıcının KDV mükellefiyetinin bulunması ve tevkifat uyguladığı teslim veya hizmeti indirim hakkı tanınan işlemlerde kullanacak olması halinde, sorumlu sıfatıyla beyan edilen tutar, beyanın yapıldığı ay içinde verilmesi gereken 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılabilecektir. Bu indirimin dayanağı 2 No.lu KDV beyannamesi olacaktır.

Kısmi tevkifata tabi işlemlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin;

– Satıcı tarafından beyan edilecek kısmı, takvim yılı aşılmamak şartıyla işleme ait fatura veya benzeri belgenin defterlere kaydedildiği döneme ilişkin olarak verilmesi gereken,

– Sorumlu sıfatıyla beyan edilen kısmı ise 2 No.lu KDV Beyannamesinin verildiği ay içinde verilmesi gereken,

1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır.

 

Soru : İkametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi türkiyede bulunmayanlar tarafından yapılan işlemlerden yurtiçinde faydalananların sorumlu sıfatı ile KDV2 beyannamesi verebilmeleri için KDV1 beyannamesi yönünden de mükellef olmaları gerekir mi?

Cevap : KDV’nin sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi için hizmetten Türkiye’de faydalanan muhatabın KDV mükellefi olması şart değildir. KDV mükellefiyeti bulunmayanlar da söz konusu hizmetler nedeniyle KDV tevkifatı yaparak 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan etmek ve ödemek zorundadır.

 

KİRA GELİRLERİNİN BEYANI VE ÖNEM ARZEDEN HUSUSLAR

 

S.M.M.M. Yakup Üçkardeş

Atatürk Mah. Mimar Sinan Sok.

Atam İş Merkezi B Blok No:14/13 Kat : 4

Ümraniye/İst.

Ücretsiz Danışma Tlf. : 0216 – 412 26 62 Faks : 0216 – 329 72 31

web : www.yevmiyemaddesi.com

mail : smmm.yakupuckardes@hotmail.com

 

 

KİRA GELİRLERİNİN BEYANI VE ÖNEM ARZEDEN HUSUSLAR

 

2011 yılı Kira gelirlerinin beyan tarihi 01.03.2012 ile 25.03.2012 tarihleri arasındadır.

    Sadece mesken kira geliri elde eden kişiler için 2011 yılı kira gelirlerinin 2.800 TL lik kısmı vergiden istisnadır. Mesken kira gelirlerindeki istisna birden çok kira geliri olması durumunda sadece bir meskene uygulanacaktır. Bu kişiler toplam yıllık kira gelirlerinden 2.800 TL yi indirim konusu yapıp geri kalan kısmı üzerinden vergi matrahını hesaplama yoluna gideceklerdir. İşyeri kira gelirlerinde ise 2.800 TL lik istisna yoktur. Mesken ve işyeri kira gelirlerinin birlikte elde edilmesi halinde 2.800 TL lik istisna sadece mesken kira gelirlerine uygulanır.

            Kira ödemeleri nakden tahsil edilebileceği gibi, ayin olarak da (malla) ödeme söz konusu olabilir. Örneğin; kira borcunu kiracı nakit yerine kişisel bilgisayarını vererek de ödemiş olabilir işte kira borcunun mal vererek ödenmesi durumunda ilgili malın vergi usul kanununa göre emsal değeri ile paraya çevirip buna göre işlem yapılmalıdır.

            Kira gelirinin beyanı açısından maliye iki ölçü uygulamaktadır. Birinci ölçü; kira gelirinin yıllık toplamı o meskenin belediyede ki emlak vergi değerinin % 5’ inden aşağı olamaz. Örnek; emlak değeri 50.000 TL olan bir meskenin yıllık kira bedeli 50.000 x %5 = 2.500 TL den aşağı olamaz. İkinci Ölçü ise emsal kira bedelidir. Meskenin kira gelirinin emsal meskenlere göre kirasının düşük olup olmadığı maliye tarafından kıyaslanabilir.

            Meskenlerin sahipleri tarafından birinci derece yakınlarına; çocuklarına, anne/babasına , kardeşlerine ikamet amaçlı sadece birer daire tahsis edilmesi halinde emsal kira bedeli uygulanmaz. Bahsi geçen yakınlara birden çok daire tahsis edilmesi halinde birden sonraki daireler için emsal kira bedeli uygulaması yapılır

            Yıl içinde kıst dönem mesken kira geliri elde edenler yani oniki ayın altında mesken kira geliri elde edenler sadece kira geliri elde ettikleri dönemleri kira beyannamelerine dahil edecekler ve bu tutar 2.800 TL nin altında ise yıllık beyanname vermeyip durumu bir dilekçe ile ikametgahlarının bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeleri gerekir.

            Kira gelirlerin beyan edilip vergilendirilmesinde tahsilat esası geçerlidir. Bir kişi gerçekten almadığı bir kirayı beyan edip ödemek zorunda değildir. Örnek vermek gerekir ise aylık 500 TL den kiraya verilmiş bir meskenin kiracısı zor durumda olması nedeni ile 9 ay kira ödeyebilmiş 3 ay kira ödeyememiştir. Yıllık Kira geliri 9 x 500 = 4.500 TL dir ve kiranın 3 x 500 = 1.500 TL lik kısmı tahsil edilmediğinden sadece tahsil edilen 4.500 TL lik gelir beyana dahil edilip vergi hesaplanacaktır. Tahsil edilemeyen kira takip eden yıllarda ne zaman tahsil edilir ise tahsil edildiği yılın beyannamesine dahil edilecektir. (Maliye, kiracınızdan gerçekten kirayı tahsil etmediğinizi tespit etme hakkına sahiptir. Bununla ilgili sizi veya kiracınızı beyana çağırabilir, yoklama çıkarabilir.)

            Aynı meskene birden çok kişinin ortak (hissedar) olması durumunda her ortak kendi hissesine isabet eden kira gelirini beyan edecektir. Miras olarak intikal emiş fakat miras taksimi yapılmamış ise her mirasçı 2.800 TL lik mesken kira geliri istisnasından ayrı ayrı yararlanacaklardır.

            Kira geliri elden edenler elde etmiş oldukları kira geliri karşılığında giderde gösterebileceklerdir. Gider gösterme hususunda iki yöntem kullanılmaktadır. Birinci yöntem gerçek gider yöntemidir. İkinci yöntem ise götürü gider yöntemidir. Götürü gider yöntemi her hangi bir belge olmaksızın elde edilen gelirin istisna tutarı düşüldükten sonraki (2011 yılı için 2.800 TL) bedelin %25’ ini gelir vergisi matrahından indirim konusu yaparlar. Götürü gider yöntemini seçenler iki yıl geçmedikçe gerçek gider yöntemine geçemezler.

            Gerçek gider yönteminin tercih edilmesi halinde aşağıdaki unsurlar indirim konusu yapılabilecektir;

– Kiraya veren tarafından kiraya verilen gayrimenkul için ödenen

aydınlatma, ısıtma, su ve asansör giderleri,

– Kiraya verilen malların idaresi için yapılan ve gayrimenkulün önemi ile

orantılı olan idare giderleri,

– Kiraya verilen mal ve haklara ait sigorta giderleri,

– Kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara harcanan

borçların faiz giderleri,

– Konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulün iktisap yılından

itibaren 5 yıl süre ile iktisap bedelinin % 5’i (İktisap bedelinin % 5’i

tutarındaki bu indirim, sadece ilgili gayrimenkule ait hasılata uygulanacak,

indirilmeyen kısım gider fazlalığı sayılmayacaktır. 2007 yılından

önce iktisap edilen konutlar için indirimden yararlanılması mümkün

bulunmamaktadır.)

– Kiraya verilen mal ve haklar için ödenen vergi, resim, harç ve şerefiyelerle

kiraya veren tarafından belediyelere ödenen harcamalara katılma

payları,

– Amortismanlar,

– Kiraya veren tarafından kiraya verilen gayrimenkul için yapılan onarım

giderleri ile bakım ve idame giderleri,

– Kira ile tuttukları mal ve hakları kiraya verenlerin ödedikleri kiralar ve

diğer gerçek giderler,

– Sahibi bulundukları konutları kiraya verenlerin kira ile oturdukları konut

veya lojmanların kira bedeli,

Türkiye’de yerleşik olmayan mükelleflerin (Çalışma veya oturma izni

alarak altı aydan daha fazla bir süredir yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları

dahil), yabancı ülkelerde ödedikleri kira bedelleri Türkiye’de elde ettikleri kira gelirinden gider olarak indirim konusu yapılamaz.

– Kiraya verilen mal ve haklarla ilgili olarak sözleşmeye, kanuna veya ilama

istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar.

Gerçek gider yönteminin seçilmesi ve konut kira gelirlerine uygulanan

istisnadan yararlanılması durumunda, gerçek gider tutarının istisnaya isabet

eden kısmı, gayri safi hasılattan indirilemeyecektir.

 

KONU İLE İLGİLİ ÖRNEKLER

            Örnek 1 : Serkan bey mesken kira geliri dışında bir geliri olmayan bir kişidir ve sahibi olduğu konutu aylık 500 TL den kiraya vermiştir.

Serkan beyin kira gelirinin vergilendirilmesi;

Götürü gider yöntemi seçilmiştir.

    6.000 – Brüt Kira Geliri ( 12 ay x 500 TL = 6.000 TL )

– 2.800 – 2011 Yılı Mesken Kira Geliri istisnası

   3.200 – İstisna Öncesi Kira geliri

–     800 – Götürü Gider Tutarı ( 3.200 x %25  = 800 )

  2.400 – Gelir Vergisi Matrahı

      360 – ödenecek gelir Verisi (gelir vergisi matrahı x %15 = 2.400 x  %15 = 360 )

Ödenecek gelir vergisi Mart ve Temmuz aylarında iki eşit taksit olarak ödenecektir.

 

            Örnek 2 : Serkan bey bir mesken ve bir de kiracısı tarafından vergi tevkifatı uygulanan sahibi olduğu işyerinden kira geliri elde etmektedir.

Serkan bey kiradaki meskeninden aylık 500 TL kira geliri, işyerinden de 1.600 TL net kira geliri elde etmektedir. ( Kiracı tarafından aylık 400 TL  ve yıllık 4.800 TL gelir vergisi tevkifatı yapılmıştır.)     

Hem mesken hem de tevkifata tabi işyeri kira geliri elde edenler mesken kira gelirin istisnadan sonraki tutarı ile brüt işyeri kira geliri toplamı GVK madde 103 de ki esas tarifenin ikinci dilimini (2011 yılı için 23.000 TL) aşan kira gelirleri var ise hem mesken hem de işyeri kira gelirinin tamamını kira beyannamelerine dahil edecekler, limitin altında kira geliri elde edenler ise sadece mesken kira gelirlerini beyan edeceklerdir.(GVK madde 86 –  Toplama Yapılmayan Haller )

Serkan beyin kira gelirinin vergilendirilmesi;

Götürü gider yöntemi seçilmiştir.

   6.000 – Brüt Kira Geliri ( 12 ay x 500 TL = 6.000 TL )

– 2.800 – 2011 Yılı Mesken Kira Geliri istisnası

   3.200 – (A) İstisna Öncesi Kira geliri

   24.000 – (B) İşyeri Kira Geliri Brüt Tutarı ( Net işyeri kira gelirinin brüt tutarı hesaplanıp beyan sınırının hesaplanmasında bu tutar işleme alınacaktır.)

(A) + (B)= 3.200 + 24.000 = 27.200 TL 2011 yılının asgari limiti olan 23.000 TL nin üzerinde olduğu için Serkan bey hem mesken kira gelirini hem de işyeri kira gelirini birlikte beyan edecek.

 

   6.000 – Brüt Kira Geliri ( 12 ay x 500 TL = 6.000 TL )

– 2.800 – 2011 Yılı Mesken Kira Geliri istisnası

  3.200 – İstisna Öncesi Kira geliri

+  24.000 – İşyeri kira geliri

  27.200 – Toplam Kira Geliri

     6.800 – Götürü Gider Tutarı ( 3.200 x %25  = 800 )

   20.400 – Gelir Vergisi Matrahı

     3.610 – Ödenecek gelir Verisi

Serkan beyin ödenecek kira gelir vergisi 3.610 TL hesaplandığı halde kiracısı tarafından 4.800 TL kira stopajı ödendiği için 4.800 – 3.610 = 1.190 TL’ yi Serkan bey maliyeden fazla ödenen gelir vergisi olarak iade talep edebilecektir.

 

Örnek 3 : Örnek 2 de ki örneklemeyi Serkan beyin Mali Müşavirlik faaliyetinden dolayı serbest meslek geliri elde eden deftere tabi gelir vergisi mükellefi olması durumuna göre ele alırsak;

Serkan beyin sahibi olduğu gayrimenkuller işletmesine dahil olmayan ama kendi adına kayıtlı olan gayrimenkullerdir.

Serkan beyin 2011 yılında ki gelirleri:

5.000 – Serbest Meslek Kazancı (Tevkifata Tabi Olmayan )  

6.000 – Mesken kira geliri tutarı

18.000 – Brüt işyeri kira geliri ( 1.500 x 12 = 1.800 TL brüt kira geliri)

3.600 – İşyeri kiracısı tarafından ödenen toplam kira stopajı

                ((1.500 x %20) x 12 ay = 3.600 TL

 

Serbest Meslek Faaliyeti açısından durum;  

Mali Müşavir Serkan bey 2011 yılı içinde elde etmiş olduğu 5.000 Tl lik serbest meslek kazancını her halükarda Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ile beyan edecektir.

 

Mesken kira geliri açısından durum;

  Mali Müşavir Serkan bey,deftere tabi serbest meslek kazancından dolayı gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu için GVK madde 21 de ki mesken kira geliri istisnasından faydalanamayacak ve elde ettiği 6.000 Tl lik mesken kira gelirinin tamamını beyan edecektir.  

 

İşyeri kira geliri açısından durum;

Serkan beyin tevkifata tabi tutulmuş işyeri kira gelirinin beyannameye dahil edilip edilmeyeceği ise Serbest Meslek Kazancı + Mesken Kira Geliri + Brüt İşyeri Kira gelirinin toplamı 193 sayılı Gelir Vergisi Kanun 103. Maddesindeki Esas Tarifenin ikinci gelir dilimi olan (2011 yılı için 23.000 TL) rakamı geçmiyor ise işyeri kira gelirini beyannamesine dahil etmeyecek şayet toplam tutar ikici gelir dilimdeki rakamı geçiyor ise beyannameye işyeri kira gelirini de dahil edilecek ve işyeri kiracısının yapmış olduğu tevkifat (kesinti) da, çıkacak vergiden mahsup (indirim) edilecek.

 

Serbest Meslek Kazancı + Mesken Kira Geliri + Brüt İşyeri Kira geliri

5.000 + 6.000 + 18.000 = 29.000 TL GVK 103.madde ki ikinci gelir dilimi olan 23.000

 

TL nin üzerinde olduğu için Serkan bey tevkifata tabi işyeri kira gelirini de beyannamesine dahil edecektir.

 

Serkan beyin kira gelirinin vergilendirilmesi;

Götürü gider yöntemi seçilmiştir.

5.000 – Serbest Meslek Kazancı (Tevkifata Tabi Olmayan )  

6.000 – Mesken kira geliri tutarı

18.000 – Brüt işyeri kira geliri

   3.600 – Kiracı tarafında tevkif edilerek ödenen kira stopajı yıllık toplamı

 VERGİ HESAPLAMA

     6.000 – Mesken Kira Geliri

+ 18.000 – Brüt İşyeri Kira Geliri

   24.000 – Toplam Kira Geliri

–  6.000 – %25 (1/4) Götürü Gider

    18.000 – Net Kira Geliri

+   5.000 – Serbest Meslek Kazancı (Tevkifata tabi olmayan gelir)

 23.000 – Vergi Matrahı

  4.130 – Hesaplanan Gelir Vergisi

 – 3.600 – Kesinti Yolu İle Ödenen Vergi (kiracının ödediği stopaj )

     530  – Ödenecek Gelir Vergisi

 + 47,45 – Beyanname Damga Vergisi

  577,45 – Toplam Tahakkuk Tutarı

Serkan bey ödenecek 530 TL lik verginin yarısı olan 265 TL ile 47,45 TL lik damga vergisinin toplamı olan 312,45 TL yi birinci taksit olarak Mart 2012 de verginin diğer yarısı olan 265 TL yi de Temmuz 2012 de ödeyecektir.

 

 

 

DERNEKLER HAKKINDA KONU, SORU VE CEVAPLAR

S.M.M.M. Yakup Üçkardeş

Atatürk Mah. Mimar Sinan Sok.

Atam İş Merkezi B Blok No:14/13 Kat : 4

Ümraniye/İst.

Ücretsiz Danışma Tlf. : 0216 – 412 26 62 Faks : 0216 – 329 72 31

web : www.yevmiyemaddesi.com

mail : smmm.yakupuckardes@hotmail.com

 

 

 

07.03.2012

DERNEKLER HAKKINDA KONU, SORU VE CEVAPLAR

 

İlgili Kanun : 5253 sayılı Dernekler Kanunu

 

Derneğin Tanımı : Kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklardır.

( Kaynak : 5253 sayılı Dernekler Kanun madde 2 )

 

Soru : Çocuklar derneğe üye olabilir mi? Çocuklar dernek kurabilir mi? :

Cevap : Onbeş yaşını bitiren ayırt etme gücüne sahip küçükler; toplumsal, ruhsal, ahlakî, bedensel ve zihinsel yetenekleri ile spor, eğitim ve öğretim haklarını, sosyal ve kültürel varlıklarını, aile yapısını ve özel yaşantılarını korumak ve geliştirmek amacıyla yasal temsilcilerinin yazılı izni ile çocuk dernekleri kurabilir veya kurulmuş çocuk derneklerine üye olabilirler.

Oniki yaşını bitiren küçükler yasal temsilcilerinin izni ile çocuk derneklerine üye olabilirler ancakv yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar.

Çocuk derneklerine onsekiz yaşından büyükler kurucu veya üye olamazlar.

( Kaynak : 5253 sayılı Dernekler Kanun madde 3 )

 

Soru : Derneğin tüzüğü olmak zorunda mıdır?

Cevap : Her derneğin bir tüzüğü bulunur. Bu tüzükte aşağıda gösterilen hususların belirtilmesi zorunludur:

a) Derneğin adı ve merkezi.

b) Derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek için dernekçe sürdürülecek çalışma konuları ve çalışma biçimleri ile faaliyet alanı.

c) Derneğe üye olma ve üyelikten çıkmanın şart ve şekilleri.

d) Genel kurulun toplanma şekli ve zamanı.

e) Genel kurulun görevleri, yetkileri, oy kullanma ve karar alma usul ve şekilleri.

f) Yönetim ve denetim kurullarının görev ve yetkileri, ne suretle seçileceği, asıl ve yedek üye sayısı.

g) Derneğin şubesinin bulunup bulunmayacağı, bulunacak ise şubelerin nasıl kurulacağı, görev ve yetkileri ile dernek genel kurulunda nasıl temsil edileceği.

h) Üyelerin ödeyecekleri giriş ve yıllık aidat miktarının belirlenme şekli.

ı) Derneğin borçlanma usulleri.

j) Derneğin iç denetim şekilleri.

k) Tüzüğün ne şekilde değiştirileceği.

l) Derneğin feshi halinde mal varlığının tasfiye şekli

( Kaynak : 5253 sayılı Dernekler Kanun madde 4 )

 

Soru : Dernekler siyasi partilerden, işçi ve işveren sendikalarından ve meslekî kuruluşlardan maddi yardım alabilirler mi?

Cevap : Dernekler, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, benzer amaçlı derneklerden, siyasi partilerden, işçi ve işveren sendikalarından ve meslekî kuruluşlardan maddî yardım alabilir ve adı geçen kurumlara maddî yardımda bulunabilirler.

( Kaynak : 5253 sayılı Dernekler Kanun madde 10 )

 

Soru : Derneklerin gelirleri hangi belge ile toplanır?

Cevap : Dernek gelirleri alındı belgesi ile toplanır.

( Kaynak : 5253 sayılı Dernekler Kanun madde 11 )

 

Soru : Alındı belgeleri ve harcama belgelerinin saklama süresi kaç yıldır?

Cevap : Alındı belgeleri ve harcama belgelerinin saklama süresi beş yıldır

( Kaynak : 5253 sayılı Dernekler Kanun madde 11 )

Soru : Dernek adına gelir toplama yetkisi kime aittir?

Cevap : Dernek gelirlerini toplayacak kişiler yönetim kurulu kararıyla belirlenir ve bunlar adına yetki belgesi düzenlenir.

( Kaynak : 5253 sayılı Dernekler Kanun madde 11 )

 

Soru : Adına yetki belgesi düzenlenmediği halde dernek adına gelir toplayanlara uygulanacak ceza nedir?

Cevap : Adına yetki belgesi düzenlenmediği halde gelir toplayanlar ile bilerek bu şekilde gelir toplanmasına izin veren yönetim kurulu üyelerine bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

( Kaynak : 5253 sayılı Dernekler Kanun madde 32/d )

 

Soru : Dernek yönetim ve denetim kurulu başkan ve üyelerine ücret ödene bilir mi?

Cevap : Dernek yönetim ve denetim kurullarının kamu görevlisi olmayan başkan ve üyelerine ücret verilebilir. Verilecek ücret ile her türlü ödenek, yolluk ve tazminatlar genel kurul tarafından tespit olunur. Yönetim ve denetim kurulu üyeleri dışındaki üyelere ücret, huzur hakkı veya başka bir ad altında herhangi bir karşılık ödenemez.

Dernek hizmetleri için görevlendirilecek üyelere verilecek gündelik ve yolluk miktarları genel kurul tarafından tespit olunur.

( Kaynak : 5253 sayılı Dernekler Kanun madde 13 )

 

Soru : Dernekler, yıllık beyannamelerini ne zaman ve nereye verirler?

Cevap : Dernekler, yıl sonu itibarıyla faaliyetlerini, gelir ve gider işlemlerinin sonuçlarını düzenleyecekleri beyanname ile her yıl Nisan ayı sonuna kadar mülkî idare amirliğine vermekle yükümlüdürler.

( Kaynak : 5253 sayılı Dernekler Kanun madde 19 )

 

Soru : Dernekler yurt dışından yardım alabilirler mi?

Cevap : Dernekler mülkî idare amirliğine önceden bildirimde bulunmak şartıyla yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan aynî ve nakdî yardım alabilirler. Bildirimin şekli ve içeriği yönetmelikte düzenlenir. Nakdî yardımların bankalar aracılığıyla alınması zorunludur.

( Kaynak : 5253 sayılı Dernekler Kanun madde 21 )

 

Soru : Yurt dışı yardımı bankalar aracılığıyla almayan dernek yöneticilerine verilecek ceza nedir?

Cevap : Yurt dışı yardımı bankalar aracılığıyla almayan dernek yöneticilerine, bu şekilde alınan paranın yüzde yirmi beşi oranında idarî para cezası verilir.

( Kaynak : 5253 sayılı Dernekler Kanun madde 32/c )

 

Soru : Dernekler, taşınmaz mal alabilirler mi? Taşınmaz mal alışlarını bildirmek zorunda mıdır?

Cevap : Dernekler genel kurullarının yetki vermesi üzerine yönetim kurulu kararıyla taşınmaz mal satın alabilir veya taşınmaz mallarını satabilirler. Dernekler edindikleri taşınmazları, tapuya tescilinden itibaren bir ay içinde mülkî idare amirliğine bildirmekle yükümlüdürler.

( Kaynak : 5253 sayılı Dernekler Kanun madde 22 )

 

Soru : Derneklerin ilk genel kurul toplantısı ne zaman yapılır?

Cevap : Kuruluş bildiriminde, tüzüğünde ve diğer belgelerinde Kanuna aykırılık veya noksanlığın bulunmaması ya da Kanuna aykırılık ve noksanlığın verilen süre içinde giderilmesi durumda, keyfiyetin derneğe yazılı olarak bildirilmesinden itibaren altı ay içinde derneğin ilk genel kurul toplantısını yapması ve organlarını oluşturması zorunludur.

( Kaynak : Dernekler Yönetmeliği Resmi Gazete Tarihi: 31.03.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25772 – madde 12 )

 

Soru : Derneklerde genel kurul toplantıları ne zaman yapılır?

a) Dernek tüzüğünde belli edilen zamanlarda olağan,

b)Yönetim veya denetim kurulunun gerekli gördüğü hallerde veya dernek üyelerinden beşte birinin yazılı isteği üzerine otuz gün içinde olağanüstü toplanır.

Olağan genel kurul toplantılarının en geç üç yılda bir yapılması zorunludur.

Genel kurul toplantıya yönetim kurulunca çağrılır.

( Kaynak : Dernekler Yönetmeliği Resmi Gazete Tarihi: 31.03.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25772 – madde 13 )

 

Soru : Üyelerin Genel kurula çağrılması nasıl yapılır? (Çağrı Usulü)

Cevap : Yönetim kurulu, dernek tüzüğüne göre genel kurula katılma hakkı bulunan üyelerin listesini düzenler. Genel kurula katılma hakkı bulunan üyeler, en az onbeş gün önceden, günü, saati, yeri ve gündemi bir gazetede ilan edilmek veya yazılı ya da elektronik posta ile bildirilmek suretiyle toplantıya çağrılır. Bu çağrıda, çoğunluk sağlanamaması sebebiyle toplantı yapılamazsa, ikinci toplantının hangi gün, saat ve yerde yapılacağı da belirtilir. İlk toplantı ile ikinci toplantı arasındaki süre yedi günden az, altmış günden fazla olamaz.

Toplantı, çoğunluk sağlanamaması sebebinin dışında başka bir nedenle geri bırakılırsa, bu durum geri bırakma sebepleri de belirtilmek suretiyle, ilk toplantı için yapılan çağrı usulüne uygun olarak üyelere duyurulur. İkinci toplantının geri bırakma tarihinden itibaren en geç altı ay içinde yapılması zorunludur. Üyeler ikinci toplantıya, birinci fıkrada belirtilen esaslara göre yeniden çağrılır.

Genel kurul toplantısı bir defadan fazla geri bırakılamaz.

( Kaynak : Dernekler Yönetmeliği Resmi Gazete Tarihi: 31.03.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25772 – madde 13 )

 

Soru : Genel kurul toplantılarında toplantı usulü nasıldır?

Cevap : Genel kurula katılma hakkı bulunan üyelerin listesi toplantı yerinde hazır bulundurulur. Toplantı yerine girecek üyelerin resmi makamlarca verilmiş kimlik belgeleri, yönetim kurulu üyeleri veya yönetim kurulunca görevlendirilecek görevliler tarafından kontrol edilir. Üyeler, yönetim kurulunca düzenlenen listedeki adları karşısına imza koyarak toplantı yerine girerler. Kimlik belgesini göstermeyenler, belirtilen listeyi imzalamayanlar ile genel kurula katılma hakkı bulunmayan üyeler toplantı yerine alınmaz. Bu kişiler ve dernek üyesi olmayanlar, ayrı bir bölümde genel kurul toplantısını izleyebilirler.

Toplantı yeter sayısı sağlanmışsa durum bir tutanakla tespit edilir ve toplantı yönetim kurulu başkanı veya görevlendireceği yönetim kurulu üyelerinden biri tarafından açılır. Toplantı yeter sayısı sağlanamaması halinde de yönetim kurulunca bir tutanak düzenlenir.

Açılıştan sonra, toplantıyı yönetmek üzere bir başkan ve yeteri kadar başkan vekili ile yazman seçilerek divan heyeti oluşturulur.

Dernek organlarının seçimi için yapılacak oylamalarda, oy kullanan üyelerin divan heyetine kimliklerini göstermeleri ve hazırun listesindeki isimlerinin karşılarını imzalamaları zorunludur.

Toplantının yönetimi ve güvenliğinin sağlanması divan başkanına aittir. Genel kurul, gündemdeki konuların görüşülerek karara bağlanmasıyla sonuçlandırılır. Genel kurulda her üyenin bir oy hakkı vardır; üye oyunu şahsen kullanmak zorundadır.

Toplantıda görüşülen konular ve alınan kararlar bir tutanağa yazılır ve divan başkanı ile yazmanlar tarafından birlikte imzalanır. Toplantı sonunda, tutanak ve diğer belgeler yönetim kurulu başkanına teslim edilir. Yönetim kurulu başkanı bu belgelerin korunmasından ve yeni seçilen yönetim kuruluna yedi gün içinde teslim etmekten sorumludur.

Mahkemece kayyım atanması veya Medeni Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre görevlendirilme yapılması halinde, bu maddede yönetim kurulana verilen görevler bu kişiler tarafından yerine getirilir.

( Kaynak : Dernekler Yönetmeliği Resmi Gazete Tarihi: 31.03.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25772 – madde 15 )

 

Soru : Derneklerde defter tutma esası nasıldır? (Derneklerde defter düzeni)

Cevap : Dernekler işletme hesabı esasına göre defter tutarlar. Ancak, yıllık brüt gelirleri 2005 yılı için 500 Bin YTL’yi aşan dernekler takip eden hesap döneminden başlayarak bilanço esasına göre defter tutarlar.

(Ek fıkra:RG-30/10/2011-28100) Şubesi bulunan derneklerin bilânço esasına göre defter tutmaları halinde, birinci fıkrada belirtilen hadlere bakılmaksızın, bu derneklerin şubeleri de bilânço esasına göre defter tutarlar. Her halde dernekler ile şubelerinin aynı esasta defter tutmaları zorunludur.

İşletme hesabı esasına göre defter tutan dernekler, yukarıda belirtilen hadde bağlı kalmaksızın yönetim kurulu kararı ile bilanço esasına göre defter tutabilirler.

Bilanço esasına geçen dernekler, üst üste iki hesap döneminde yukarıda belirtilen haddin altına düşerlerse, takip eden yıldan itibaren işletme hesabı esasına dönebilirler.

Ticari işletmesi bulunan dernekler, ticari işletmeleri için, ayrıca Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre defter tutarlar.

( Kaynak : Dernekler Yönetmeliği Resmi Gazete Tarihi: 31.03.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25772 – madde 31 )

 

Soru : Derneklerde tutulacak defterler nelerdir?

Cevap : Dernekler aşağıda yazılı defterleri tutarlar.

a) İşletme hesabı esasında tutulacak defterler ve uyulacak esaslar aşağıdaki gibidir:

1) Karar Defteri: Yönetim kurulu kararları tarih ve numara sırasıyla bu deftere yazılır ve kararların altı toplantıya katılan üyelerce imzalanır.

2) Üye Kayıt Defteri: Derneğe üye olarak girenlerin kimlik bilgileri, derneğe giriş ve çıkış tarihleri bu deftere işlenir. Üyelerin ödedikleri giriş ve yıllık aidat miktarları bu deftere işlenebilir.

3) Evrak Kayıt Defteri: Gelen ve giden evraklar, tarih ve sıra numarası ile bu deftere kaydedilir. Gelen evrakın asılları ve giden evrakın kopyaları dosyalanır. Elektronik posta yoluyla gelen veya giden evraklar çıktısı alınmak suretiyle saklanır.

4) Demirbaş Defteri: Derneğe ait demirbaşların edinme tarihi ve şekli ile kullanıldıkları veya verildikleri yerler ve kullanım sürelerini dolduranların kayıttan düşürülmesi bu deftere işlenir.

5) İşletme Hesabı Defteri: Dernek adına alınan gelirler ve yapılan giderler açık ve düzenli olarak bu deftere işlenir.

6) Alındı Belgesi Kayıt Defteri (EK- 10): Alındı belgelerinin seri ve sıra numaraları, bu belgeleri alan ve iade edelerin adı, soyadı ve imzaları ile aldıkları ve iade ettikleri tarihler bu deftere işlenir.

b) Bilanço esasında tutulacak defterler ve uyulacak esaslar aşağıdaki gibidir:

1) (a) bendinin 1, 2, 3 ve 6 ncı alt bentlerinde kayıtlı defterleri bilanço esasında defter tutan dernekler de tutarlar.

2) Yevmiye Defteri, Büyük Defter ve Envanter Defteri: Bu defterlerin tutulma usulü ile kayıt şekli Vergi Usul Kanunu ile bu Kanununun Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden yayımlanan Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri esaslarına göre yapılır.

Bu maddede sayılan ve derneklerce tutulması zorunlu olan defterlerin dernekler biriminden veya noterden onaylı olması zorunludur.

( Kaynak : Dernekler Yönetmeliği Resmi Gazete Tarihi: 31.03.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25772 – madde 32 )

 

Konu : Derneklerde hesap dönemi

Derneklerde hesap dönemi bir takvim yılıdır. Hesap dönemi 1 ocakta başlar ve 31 aralıkta sona erer. Yeni kurulan derneklerde hesap dönemi kuruluş tarihinde başlar ve 31 aralıkta sona erer.

( Kaynak : Dernekler Yönetmeliği Resmi Gazete Tarihi: 31.03.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25772 – madde 35 )

 

Soru : Dernek defterleri nasıl tasdik ettirilir?

Cevap : Bu Yönetmelikte yazılı defterleri kullanacak dernekler, bunları kullanmaya başlamadan önce il dernekler müdürlüğüne veya notere tasdik ettirirler. Bu defterlerin kullanılmasına sayfaları bitene kadar devam edilir ve defterlerin ara tasdiki yapılmaz. Ancak, bilanço esasına göre tutulan defterler ile form veya sürekli form yapraklı defterlerin, kullanılacağı yıldan önce gelen son ayda, her yıl yeniden tasdik ettirilmesi zorunludur.

Derneğin adı, kütük numarası, yerleşim yeri, defterin türü, defterin kaç sayfadan ibaret olduğu, tasdik tarihi, tasdik numarası, tasdiki yapan makamın resmi mühür ve imzasını içeren tasdik şerhleri defterin ilk sayfasına yazılır veya (EK- 11)’de belirtilen Tasdik Şerhi Formu doldurulup defterin ilk sayfasına yapıştırılarak köşeleri tasdiki yapan makam tarafından mühürlenir. Defterin son sayfası, defterin kaç sayfadan ibaret olduğu, tasdik tarihi ve numarası belirtilerek tasdik makamı tarafından mühürlenir ve imzalanır.

Defterlerin her sayfası sıra numarasıyla teselsül edip etmediği kontrol edilerek mühürlenir.

( Kaynak : Dernekler Yönetmeliği Resmi Gazete Tarihi: 31.03.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25772 – madde 36 )

 

Soru : Dernek adına gelir tahsilatına yetkili olanlar yapmış oldukları tahsilatı ne kadar zaman içinde dernek saymanına teslim etmek zorundadırlar?

Cevap : Dernek adına gelir tahsil etmekle yetkili olan kişiler, tahsil ettikleri paraları otuz gün içerisinde dernek saymanına teslim ederler veya derneğin banka hesabına yatırırlar. Ancak, tahsilatı 2005 yılı için 1000.- YTL’yi geçenler, 30 otuz günlük süreyi beklemeksizin tahsil ettikleri parayı en geç iki iş günü içinde dernek saymanına teslim ederler veya derneğin banka hesabına yatırırlar.

Dernek kasasında bulundurulabilecek para miktarı, ihtiyaçlar dikkate alınarak yönetim kurulunca belirlenir.

( Kaynak : Dernekler Yönetmeliği Resmi Gazete Tarihi: 31.03.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25772 – madde 47 )

 

Soru : Derneklerin lokal açabilmeleri için bir süre tahdidi var mıdır?

Cevap : Lokal açabilmesi için derneğin en az bir yıldan beri faaliyette bulunması şarttır.

( Kaynak : Dernekler Yönetmeliği Resmi Gazete Tarihi: 31.03.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25772 – madde 56 )

 

Soru : Derneklerin lokal açmasında başvuru usulü nasıldır?

Cevap : İl merkezlerinde açılacak lokaller için valiliğe, büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan ilçeler dahil olmak üzere diğer ilçelerde açılacak lokaller için kaymakamlığa bir dilekçe ile başvurulur. Başvurulara aşağıda belirtilen belgeler eklenir.

a) Lokal açılması konusunda alınmış yönetim kurulu kararının örneği,

b) (Değişik:RG-30/10/2011-28100) Lokal olarak açılacak yerin mülk sahibi veya kiracısı olduğuna, ana gayrimenkulün mesken, iş veya ticaret yeri olduğuna, belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup bulunmadığına dair dernek başkanı tarafından imzalanmış yazılı beyan,

c) Ana gayrimenkulun tapu kayıtlarında mesken olarak görünen yerler için kat maliklerinin oy birliği ile aldıkları kararın örneği, mesken ve işyerinin birlikte yer aldığı binalarda mesken sahiplerinin tamamının onayı ve işyeri sahiplerinin oy çokluğu ile aldıkları kararın örneği, iş hanlarında ise yönetim kurulu kararı örneği,

d) Derneklerin; belediye ve mücavir alanlar içinde açacakları lokaller için yapı kullanma (iskan) izin belgesi, bu belgenin bulunmadığı durumlarda ise ilgili belediyeden alınacak söz konusu yerin lokal olarak kullanılmasında sakınca olmadığına dair belge; bu alanlar dışındaki lokaller için bayındırlık ve iskan müdürlüklerinden alınacak lokal olarak kullanılmasında sakınca olmadığına dair belge.

Belgeleri eksik olan veya mevzuata uygun olmayan başvurular değerlendirmeye alınmaz ve eksikliklerin tamamlanması için otuz günlük ek süre tanınır. Bu süre sonunda eksikliklerin tamamlanmaması halinde başvuru işlemden kaldırılır.

Lokal olarak açılan yerin yerleşim yerinin değiştirilmesi halinde yukarıda sayılan işlemler tekrar edilir.

( Kaynak : Dernekler Yönetmeliği Resmi Gazete Tarihi: 31.03.2005 Resmi Gazete Sayısı: 25772 – madde 58 )

 

ÇEK İLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER

S.M.M.M. Yakup Üçkardeş
Atatürk Mah. Mimar Sinan Sok.
Atam İş Merkezi B Blok No:14/13 Kat : 4
Ümraniye/İst.
Ücretsiz Danışma Tlf. : 0216 – 412 26 62 Faks : 0216 – 329 72 31
web : www.yevmiyemaddesi.com
mail : smmm.yakupuckardes@hotmail.com

 

 

ÇEK İLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER

 

Soru 1- Tacir olan ve tacir olmayan kişilerin kullanacağı çekler ile hamiline düzenlenecek çeklerin ayırt edici özellikleri neler dir?

Cevap 1 – Çeklerin ayırt edici özellikleri Okumaya devam et

Ticari Taksilerde Çalışanlar SSK’lı (SGK) Olmak Zorunda Mı?

S.M.M.M. Yakup Üçkardeş
Atatürk Mah. Mimar Sinan Sok.
Atam İş Merkezi B Blok No:14/13 Kat : 4
Ümraniye/İst.
Ücretsiz Danışma Tlf. : 0216 – 412 26 62 Faks : 0216 – 329 72 31
web : www.yevmiyemaddesi.com
mail : smmm.yakupuckardes@hotmail.com

 

TİCARİ TAKSİLERDE ÇALIŞANLAR SSK’LI (SGK) OLMAK ZORUNDA MI?

BASİT USUL MÜKELLEFLERİNİN YANINDA ÇALIŞAN HİZMET ERBABI, DİĞER ÜCRETLİ KAPSAMINDA TESCİL EDİLİP VERGİLENDİRİLİRLER.

 

07.06.2005 tarihinde kabul edilen 21.06.2005 tarihli 25852 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu yayınlanması ile daha önce yürürlükte olan 507 sayılı Esnaf Ve Sanatkarlar kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.

507 sayılı kanunun uygulamasında, taksi sahibi olmadığı halde taksilerde çalışan şoförlerde esnaf kapsamında olup odalara kayıt açtırıp, sosyal güvenlik açısından da Bağ-Kur’a kayıt oluyorlardı.

Yürülükten kaldırılan 507 sayılı Esnaf Ve Sanatkarlar Kanunun 2. Maddesi Kanun Kapsamı başlığını taşımakta olup, “ MADDE 2 – İster gezici olsun, ister bir dükkân veya bir sokağın belli yerinde sabit bulunsunlar, ticareti, sermayesi ile birlikte vücut çalışmalarına dayanan ve geliri o yer gelenek ve teamülüne nazaran tacir niteliğini kazanmasını icap ettirmeyecek miktarda sınırlı olan ve bu bakımdan ticaret sicili ve dolayısıyla ticaret ve sanayi odasına kayıtları gerekmeyen, aynı niteliğe (sermaye unsuru olsun, olmasın) sahip olmakla beraber, ayrıca çalıştığı sanat, meslek ve hizmet kolunda bilgi, görgü ve ihtisasını değerlendiren, hizmet, meslek ve sanat sahipleriyle bunların yanlarında çalışanlar ve geçimini sınırlı olarak kamyonculuk, otomobilcilik ve şoförlükle temin eden kimselerin birinci maddede belirtilen amaçlarla kuracakları odalar bu kanun hükümlerine tabidir.” hükmü gereğince esnaf ve sanatkarların yanında çalışanlarıda esnaf ve sanatkar kabul etmekte idi. 507 sayılı Esnaf Ve Sanatkarlar Kanununu yürülükten kaldıran 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunun 3. Madesi “ Tanımlar “ başlığını taşımakta olup,

“ Tanımlar

MADDE 3. — Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Esnaf ve sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseleri,” denilmek sureti ile Esnaf ve Sanatkarların tanımından “bunların yanlarında çalışanlar “ ibaresi çıkarıldığından, 5362 sayılı kanunun yayınlanmasından sonra esnaf ve sanatkarların yanında çalışanlar, esnaf ve sanatkar kapsamından çıkarılmışlardır. Bu durumdaki hizmet erbabının esnaf odalarına da kayıtları yapılmamaktadır. Bu durumda hizmet erbabı esnaf ve sanatkar statüsünden çıkmış olup “ işçi “ statüsüne geçmişlerdir.

31.05.2006 tarihinde kabul edilen 5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU kapsamında düşünüldüğünde ticari taksi sahibi yanında çalışan şoförler 5510 sayılı kanun kapsamında 4 (b) ( eski adı Bağ-Kur) kapsamında değil, 4 (a) (eski adı SSK) kapsamında sigortalı olacaklardır.

 

BASİT USUL MÜKELLEFLERİNİN YANINDA ÇALIŞAN HİZMET ERBABI, DİĞER ÜCRETLİ KAPSAMINDA TESCİL EDİLİP VERGİLENDİRİLİRLER.

Basit Usul Mükellefin yanında çalışan hizmet erbabı (şoför)’ ün 5510 sayılı kanun kapsamında 4 (a) (eski adı SSK)’ lı olmaları ile durum neticelenmiş olmayıp bir de budurumda olan kişilerin vergilendirilmesine de değinmekte fayda var. Aksi taktirde SSK sigorta açılışı yapıldığı halde vergi dairesine gerekli tescil işlemini yaptırmayanlar sonradan ciddi külfetlerle karşılaşabilirler.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 64. Madesi Diğer Ücretler başlığını taşır ve 1. Bendinde “ Aşağıda yazılı hizmet erbabının safi ücretleri takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının % 25′idir” hükmü yer almaktadır.

Basit Usul Mükellefin yanında çalışan hizmet erbabı (Taksi şoförü v.s.) ikametgahlarının bağlı olduğu vergi dairelerine de kendilerini Diğer Ücretli olarak tescil ettirecekler ve bunun yıllık iki taksitte vergisini ödeyecekler.

Tescil İçin gerekli Evraklar

a- Açılış İçin Dilekçe ( Taksilerde, araç sahibinin şoföre aracında çalışabileceğine dair muvafakat yazısı )

b- Nüfus Cüzdan fotokopisi

c- Resimli İkametgah

d- Sözleşme (Taksi sahibi ile şoför arasında yapılacak sözleşme)

2010 yılı için Basit Usul Mükellefin Yanında Çalışan Hizmet Erbabı İçin Gelir Vergisi Hesabı

Matrah : Takvim Yılı Başındaki Asgari Ücret x 12 ay x %25 = 729,00 x%25= 2.187,00

Vergi Hesabı : 2.187,00 x %15 ( 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 103. Maddesindeki 1. Tarife dilimi)

Vergi Hesabı : 2.187,00 x % 15 = 328,05 TL 2010 yılı için ödenecek vergi tutarı

Diğer Ücretli olarak tescil edilen hizmet erbabı takip eden yıllarda Şubat ayında dilekçe vererek ilgili yılın vergilerini, bağlı oldukları vergi dairesine tahakkuk ettirecekler ve iki taksite ödeyeceklerdir. 215 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde “51. Kazançları basit usulde vergilendirilen ticaret erbabı, yanında çalışanların vergi karnesi almalarını ve karnelerinde yazılı vergilerini ödemelerini temin etmeye mecburdurlar” denilmek suretiyle ile taksi şoförünün Diğer Ücretli kapsamında ödeyeceği gelir vergisi hususunda taksi sahibine de sorumluluk yüklemektedir.

Diğer Ücretli yılın ilk altı aylık döneminde çalışıp ikinci altı aylık döneme girmeksizin işi bırakır ise tahakkuk eden ikinci altı aylık vergiyi iptal ettirebilir.

 

Faturada KDV ‘nin Ayrıca Gösterilmesi

S.M.M.M. Yakup Üçkardeş
Atatürk Mah. Mimar Sinan Sok.
Atam İş Merkezi B Blok No:14/13 Kat : 4
Ümraniye/İst.
Ücretsiz Danışma Tlf. : 0216 – 412 26 62 Faks : 0216 – 329 72 31
web : www.yevmiyemaddesi.com
mail : smmm.yakupuckardes@hotmail.com

 

A. FATURADA KDV’ NİN AYRICA GÖSTERİLMESİ

B. TAKSİCİ ESNAFININ DÜZENLEDİĞİ FATURA VE PERAKENDE SATIŞ FİŞLERİNİN İŞLETMELER TARAFINDAN GİDER OLARAK KULLANILMASI VE BU BELGELERDEKİ KDV ‘NİN İNDİRİM KONUSU YAPILMASI

 

A. FATURADA KDV’ NİN AYRICA GÖSTERİLMESİ

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu 34. Maddesinde

“ 1. Yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait Katma Değer Vergisi, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanunî defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebilir.

2. Katma Değer Vergisinin fatura ve benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesine gerek görülmeyen işlemlerde vergi indiriminin nasıl belgelendirileceği Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit olunur.”

İfadesi ile KDV ‘ nin indirim konusu yapılabilmesinin şartlarından birinin, faturada KDV’nin ayrıca gösterilmesinin zorunlu olduğu vurgulanmıştır. KDV ‘ nin faturada ayrıca gösterilmeyip KDV DAHİL yazılması durumunda KDV indirim konusu yapılamayacağı açıktır. Örneğin: deftere tabi nakliyecilik faaliyeti ile iştigal eden şoför esnafı kamyonu için yedek parça satın aldığında satıcı faturada KDV‘ yi ayrıca gösterdiğinde şoför esnafı KDV’ yi indirim konusu yapabilecek fakat satıcı tarafından düzenlenen faturada KDV ayrıca gösterilmeyip KDV DAHİL dahil ibaresi yer aldığında şoför esnafı tarafından KDV indirim konusu yapılamayacaktır.

 

B. TAKSİCİ ESNAFININ DÜZENLEDİĞİ FATURA VE PERAKENDE SATIŞ FİŞLERİNİN İŞLETMELER TARAFINDAN GİDER OLARAK KULLANILMASI VE BU BELGELERDEKİ KDV ‘NİN İNDİRİM KONUSU YAPILMASI

Taksici esnafının büyük bir kısmı Basit Usul Mükellef olmakla birlikte bir kısmı ise deftere tabi gelir vergisi mükellefidir. Aynı işi yapmakta olan taksicilerin basit usul mükellef ile deftere tabi mükellef arasında ki farklardan biri de deftere tabi taksicilerin taksi hizmet bedeli %18 KDV ‘ye tabi olduğu halde basit usul mükellefin hizmeti KDV ‘ye tabi değildir. Vergi mükellefleri tarafından, deftere tabi taksicilerden alınan belgeler üzerinden KDV hesaplanıp indirim konusu yapılabildiği halde basit usul mükellef hizmeti KDV’ ye tabi olmadığından indirim konusu yapılamaz. Yani 59,00 TL lik bir taksi hizmeti satın aldığınızda belgeyi düzenleyen basit usul mükellefi ise KDV’ yi indirim konusu yapamayıp 59,00 TL nin tamamını gider yazmak durumundasınız, oysa ki belgeyi düzenleyen taksici esnafı deftere tabi ise 59,00 TL lik taksi giderinin 50,00 TL lik kısmı deftere gider yazılacak 9,00 TL lik KDV ise yasal defterlere kayıt etmek şartı ile KDV beyannamesinde indirim konusu yapılır.

Deftere tabi taksici esnafının düzenlemiş olduğu fatura ve perakende satış fişlerinde KDV DAHİL ibaresi yer alması durumunda KDV indirim konusu yapılabilir mi? Sorusu akla gelmektedir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu 20. Maddesinin 4.fıkrasında “Belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile bedelin biletle tahsil edildiği hallerde tarife ve bilet bedeli Katma Değer Vergisi dahil edilerek tespit olunur ve vergi müşteriye ayrıca intikal ettirilmez.” denilmiş 22 SERİ NO’LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ’ nin B – Verginin İndirimi kısmında “ Katma Değer Vergisi Kanununun 34. maddesine göre, verginin indirim konusu yapılabilmesi için fatura ve benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, uygulama kapsamına giren mükelleflerden gider veya maliyet unsuru olarak göz önüne alınabilecek mal ve hizmet satın alan mükellefler, satın alınan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisini indirim konusu yapabilmek için, düzenlenecek fatura ve benzeri vesikalarda verginin mutlak surette ayrıca gösterilmesini isteyeceklerdir. “

Ancak, tarifesi vergi dahil olarak tespit edilen işler ile özel matrah şekillerine tabi mal ve hizmetlere ait katma değer vergisi iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle hesaplanıp indirim konusu yapılabildiğinden, bu mal ve hizmetlere ilişkin fatura ve benzeri vesikalarda katma değer vergisi ayrıca gösterilmeyecek, vergi dahil tek tutar olarak ifade edilebilecektir.” Denilmek sureti ile tarifeye bağlı işlerde örneğin Ticari Taksi işletmelerinde ücret belirlenmesi tarifeye tabi olduğundan deftere tabi taksici esnafının düzenlemiş olduğu perakende satış fişinde KDV DAHİL yazılsa da iç yüzde yöntemi ile uygulanarak hesaplama yapılacaktır.

Örnek : İşletmeler tarafından işleri ile ilgili yapmış oldukları taksi ulaşım gideri karşılığında deftere tabi taksici esnafı tarafından KDV Dahil 59,00 TL perakende satış fişi düzenlendiğinde;

( KDV Dahil Tutar / 1,18 = KDV Matrah ) = 59,00 / 1,18 = 50,00 TL (KDV Matrahı)

( KDV Matrahı X 18 /100 = KDV tutarı ) = 50,00 x 18 / 100 = 9,00 TL KDV

hesaplaması ile matrah ve KDV hesaplanıp 50,00 TL deftere gider yazılacak 9,00 TL lik KDV ise yasal deftere kayıt edilmek şartı ile KDV beyannamesinde indirim konusu yapılacaktır.

Taksici esnafının düzenlediği belgelerin üzerinde durmamızın sebebi önem arz etmesinden dir. 59,00 TL lik tutarın neresi önem arz eder der iseniz, bu hususu belirtmek isterim. Elli ay önce basit usul mükellef taksici esnafı size bir fatura düzenleyip vermiş olsa ve siz yanılıp bu belge üzerinden KDV hesaplayıp indirim konusu yapsanız ve maliye bu hatayı tespit etmiş olsa size ilgili dönemin KDV beyannamesini düzelttirecektir. Eğer KDV ‘ niz sürekli devreden bir yapıya sahip ise düzletme yaptığınız dönemde sonraki dönemlere devreden KDV ile takip eden dönemde ki önceki dönemden devreden KDV farklı olacağından takip eden dönemin KDV beyannamesini de düzetmek zorunda kalacaksınız ve belki de böylece 50 aylık KDV beyannamesini düzeltme zorunda kalacaksınız.

İşsizlik Sigortası, Sağlanan Haklar Ve Yararlanma Şartları

S.M.M.M. Yakup Üçkardeş
Atatürk Mah. Mimar Sinan Sok.
Atam İş Merkezi B Blok No:14/13 Kat : 4
Ümraniye/İst.
Ücretsiz Danışma Tlf. : 0216 – 412 26 62 Faks : 0216 – 329 72 31
web : www.yevmiyemaddesi.com
mail : smmm.yakupuckardes@hotmail.com

 

İŞSİZLİK SİGORTASI, SAĞLANAN HAKLAR VE YARARLANMA ŞARTLARI

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu 01.06.2000 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olup işsizlik sigortası uygulamaları ile ilgili sık sorulan sorulara aşağıda cevap verilmeye çalışılmıştır.

* İşsizlik Ödeneği Nasıl Hesaplanır: Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancın yüzde kırkıdır ( % 40 ) Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği miktarı 4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesine göre onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde seksenini geçemez.

(Kaynak : 4447 sayılı kanun madde 50 )

(Kaynak : 15.05.2008 tarih 5763 sayılı kanunun 15. maddesi ile değişmiş hali)

* İşsizlik ödeneğini ne kadar süre ile ödenir ? Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışmış olanlardan,

son üç yıl içinde;

a) 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün,

b) 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün,

c) 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün,

Süre ile işsizlik ödeneği verilir. (Kaynak : 4447 sayılı kanun madde 50 )

* İşsizlik ödeneği ne zaman ödenir ? İşsizlik ödeneği her ayın sonunda aylık olarak işsizin kendisine ödenir.İlk işsizlik ödeneği ödemesi ise ödeneğe hak kazanılan tarihi izleyen ayın sonuna kadar yapılır.

(Kaynak : 4447 sayılı kanun madde 50 )

* İşsizlik ödeneğine hak kazanma şartları:

Madde 51 – Bu Kanun uyarınca sigortalı sayılanlardan hizmet akitleri aşağıda belirtilen hallerden birisine dayalı olarak sona erenler, Kuruma süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduklarını kaydettirmeleri, hizmet akitlerinin sona ermesinden önceki son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş ve işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanırlar.

a) 25/08/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 13 üncü maddesi veya 20/04/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununun 16 ncı maddesi ya da 13/06/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen bildirim önellerine uygun olarak hizmet akdi işveren tarafından sona erdirilmiş olmak,

b) Hizmet akdi, süresi belli olsun veya olmasın sürenin bitiminden önce veya bildirim önelini beklemeksizin 1475 sayılı İş Kanununun 16 ncı maddesinin (I), (II) ve (III) numaralı bentlerine veya 854 sayılı Deniz İş Kanununun 14 üncü maddesinin (II) ve (III) numaralı bentlerine veya 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 7 nci maddesi ile 11 inci maddesinin birinci fıkrasına göre sigortalı tarafından feshedilmiş olmak,

c) Hizmet akdi, süresi belli olsun veya olmasın sürenin bitiminden önce veya bildirim önelini beklemeksizin 1475 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesinin (I) ve (III) numaralı bentlerine veya 854 sayılı Deniz İş Kanununun 14 üncü maddesinin (III) numaralı bendine veya 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasına göre işveren tarafından feshedilmiş olmak,

d) Hizmet akdinin belirli süreli olması halinde, bu sürenin bitimi nedeniyle işsiz kalmak, 854 sayılı Deniz İş Kanununun 7 nci maddesinin (II) numaralı bendinde belirtilen hizmet akdinin belirli bir sefer için yapılmış olması nedeniyle sefer sonunda işsiz kalmak,

e) İşyerinin el değiştirmesi veya başkasına geçmesi, kapanması veya kapatılması, işin veya işyerinin niteliğinin değişmesi nedenleriyle işten çıkarılmış olmak, 854 sayılı Deniz İş Kanununun 14 üncü maddesinin (IV) numaralı bendindeki nedenlerle işsiz kalmak,

f) 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21 inci maddesi kapsamında işsiz kalmak.

g ) (Ek bent: 24/08/2000 – KHK/617, md.38; İptal: Anayasa M.nin 31/10/2000 – E. 2000/63, K. 2000/36 S. K.; (Yeniden düzenlenen bend: 25/06/2003 – 4904 S.K./28. md.) Yukarıdaki bentlerde belirtilen iş kanunları kapsamına girmeyen sigortalılardan hizmet akitleri, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu kapsamında yapılmış olan toplu iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmesi bulunmayan hallerde Borçlar Kanunu hükümleri doğrultusunda (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerindeki hükümlere paralel olarak sona ermiş olmak.

(Değişik fıkra: 25/06/2003 – 4904 S.K./28. md.) Ancak, işsizlik ödeneğine hak kazanabilmek için hizmet akdinin başvuru sırasında grev, lokavt veya kanundan doğan ödevler nedeniyle askıya alınmamış olması gerekmektedir.

(Kaynak : 4447 sayılı kanun madde 51 )

* Sigortalı işsize sağlanan yardımlar ve ödemeler nelerdir?

Sigortalı işsizlere bu Kanunda belirtilen esas ve usuller çerçevesinde, Kurumca aşağıda belirtilen ödemeler yapılır ve hizmetler sağlanır;

a) İşsizlik ödeneği,

b) (Değişik bent: 17/04/2008-5754 S.K./90.mad.) 5510 sayılı Kanun gereği ödenecek sigorta primleri,

c) Yeni bir iş bulma,

d) Meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi.

( Değişik fıkra: 15/05/2008-5763 S.K/14.md.) Ayrıca, sigortalı işsizler ile Kuruma kayıtlı diğer işsizlere; iş bulma, danışmanlık hizmetleri, mesleki eğitim, işgücü uyum ve toplum yararına çalışma hizmetleri verilir ve işgücü piyasası araştırma ve planlama çalışmaları yapılır. Bu kapsamda yapılacak giderler İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır. Bu giderlerin yıllık miktarı, işsizlik sigortası primi olarak bir önceki yıl içinde Fona aktarılan Devlet payının yüzde otuzunu geçemez. Bu oranı yüzde elliye kadar çıkarmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Ancak, işsizlik ödeneğinden yararlanmakta olanlara yönelik hizmetler için bu sınırlama dikkate alınmaz. Bu fıkraya ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.

İşveren tarafından geçici görevle yabancı ülkeye gönderilen sigortalıların hak ve yükümlülükleri bu görevi yaptıkları sürece devam eder. Ülkeye dönmeleri ve 51 inci maddede belirtilen koşulları yerine getirmeleri halinde kendilerine işsizlik sigortasından hak ettikleri ödemeler yapılır ve hizmetlerden yararlanmaları sağlanır.

 

Ödemelerin Tevsiki (Belgelendirmesi)

S.M.M.M. Yakup Üçkardeş
Atatürk Mah. Mimar Sinan Sok.
Atam İş Merkezi B Blok No:14/13 Kat : 4
Ümraniye/İst.
Ücretsiz Danışma Tlf. : 0216 – 412 26 62 Faks : 0216 – 329 72 31
web : www.yevmiyemaddesi.com
mail : smmm.yakupuckardes@hotmail.com

 

ÖDEMELERİN TEVSİKİ (BELGELENDİRMESİ)

 

  Ödemelerin tevsiki ile ilgili yayınlanan 04.07.2003 tarih ve 25158 no’ lu 320 sıra no’ lu vergi usul kanunu genel tebliği ile Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutmak zorunda olan çiftçiler, serbest meslek erbabı ile vergiden muaf esnafa kendi aralarında yapacakları ticari işlemleri ile nihai tüketicilerden (Türkiye’de mukim olmayan yabancılar hariç) mal veya hizmet bedeli olarak yapacakları 5.000.000.000.-Türk Lirasını aşan tahsilat ve ödemelerinin 01/08/2003 tarihinden itibaren banka veya özel finans kurumları aracı kılınarak yapılması ve bu kurumlarca düzenlenen dekont veya hesap bildirim cetvelleri ile tevsiki zorunluluğu getirilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunun (VUK) 320 sıra no’lu vergi usul kanunu genel tebliği ile tahsilat ve ödemeler ile ilgili aracı kılınan kurumlara, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü, (PTT) ‘de dahil edilmiştir.

  01/08/2003 tarih ve 25186 nolu resmi gazetede yayınlanan 323 sıra no’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile limit 10.000,00 Tl’ ye çıkarılmıştır.

  Ödeme ve tahsilatlar ile ilgili aracı kılınan kurumlardan yapılacak havale, çek, kredi kartı ve bu kurumlar aracılığıyla tahsil edilen senetler gibi bankacılık araçları kullanılarak yapılan ödemeler ve tahsilatlar karşılığında dekont veya hesap bildirim cetvelleri düzenlendiğinden tevsik edilmiş sayılacaktır. Banka ve özel finans kurumlarının internet şubeleri üzerinden yapılan işlemlerde aynı kapsamdadır.

  Tespit edilen tutarın altında kalan tahsilat veya ödemelerin banka veya özel finans kurumları aracılığıyla yapılması ihtiyaridir. (isteğe bağlı) Tespit edilen tutarı aşan avansların da banka veya özel finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle tevsiki zorunludur. Tespit edilen tutarın üzerinde kalan işlemlerin tevsik zorunluluğundan kaçınmak amacıyla parçalara ayrılması kabul edilmeyecek, aynı günde aynı kişi veya kurumlarla yapılan işlemler tek bir ödeme veya tahsilat kabul edilecektir. Ödemelerin tevsiki ile ilgili durum sadece ödeme tutarları ile sınırlı olmayıp fatura tutarı tevsik zorunluluğu getirilen tutarı aşması halinde bu faturalarında durumu tevsik kapsamında değerlendirilerek bu durumdaki faturaların tamamının bir defada veya parça parça ödenmesi, ilgili kurumlar aracılığı ile yapılacaktır. (VUK 324 no’ lu tebliğ)

  İşletmelerin kendi ortakları ile diğer gerçek ve tüzel kişilerle olan ve herhangi bir ticari içeriği olmayan nakit hareketlerinin de işlem tutarları belirlenen haddi aşıyor ise bunlar da tevsik kapsamında olacağından bu şekilde ki ödeme ve tahsilatlarda banka, özel finans kurumları veya PTT aracılığıyla yapılacaktır. VUK’ nun 324 no’ lu tebliğinde kişilerin, ortağı oldukları şirketten borç para almış olmaları ve tutarında belirlenen haddi aşması halinde, tahsilat ve ödemelerin banka, özel finans kurumları ve PTT aracılığıyla yapılacağı vurgulanmaktadır.

  27.04.2004 tarih 25445 nolu resmi gazetede yayınlanan 332 sıra no’lu vergi usul kanunu genel tebliği ile 10.000,00 TL (eski para 10.000.000.000 – on milyar) olan tevsik limiti 8.000,00 (eski para 8.000.000.000 – sekiz milyar) Tl’ ye indirilmiştir.

 

TEVSİK ZORUNLULUĞU OLMAYAN ÖDEME VE TAHSİLATLAR

  VUK 320 sıra nolu Genel Tebliğinde, “Tevsik zorunluluğu kapsamına giren kişiler ile nihai tüketicilerin genel ve katma bütçeli idareler ile döner sermaye işletmelerine yapacakları ödeme veya tahsilat işlemlerinin banka veya özel finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle tevsiki zorunlu bulunmamaktadır.”denildikten sonra 21.08.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 323 sıra no’ lu VUK Genel Tebliği ile kapsam genişletilmiştir. İlgili tebliğde, 4. Tevsik Zorunluluğu Olmayan Ödeme ve Tahsilatlar başlıklı kısımda aşağıdaki kurum ve kuruluşlarda tevsik zorunluluğu kapsamından çıkarılmıştır.

  “ Tevsik zorunluluğu kapsamına giren kişiler ile nihai tüketicilerin genel ve katma bütçeli idareler ile döner sermaye işletmelerine yapacakları ödeme veya tahsilat işlemlerine ilave olarak aşağıdaki kurum ve kuruluşlarda yapılan işlemler de ilave edilmiştir.

1-Sermaye piyasası aracı kurumlarında,

2-Yetkili döviz müesseselerinde,

3-Noterlerde,

4-Tapu idarelerinde

yapılan işlemlere konu ödeme ve tahsilatların belirtilen kurumlar aracı kılınarak yapılması zorunlu bulunmamaktadır. “ denilmiştir. Daha sonra yayınlanan 332 sıra no’ lu VUK Genel Tebliği ile tevsik zorunluluğu olmayan ödeme ve tahsilatlar ile ilgili “ Genel ve Katma Bütçeli İdareler, İl Özel İdareleri, Belediyeler ile bunların teşkil ettikleri birlikler, Kanunla kurulan diğer kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan ve işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşlar veya bunlara ait veya tabi diğer müesseseler tarafından yapılan ihale işlemlerine ilişkin yatırılması gereken teminat tutarları, belirtilen limiti aşsa bile bunlara ilişkin ödeme ve tahsilatların; banka, özel finans kurumları veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü aracı kılınarak yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır.” Denilmek sureti ile kapsam biraz daha genişletilmiştir.

TEVSİK ZORUNLULUĞUNA UYMAYANLARA UYGULANACAK CEZAİ MÜEYYİDE

  Vergi Usul Kanununun Mükerrer 355 inci maddesinde yer alan hükme göre, mükerrer 257 nci maddenin 2. bendi ile getirilen zorunluluklara uymayanlara hem ödemeyi yapana hem de tahsil edene VUK 355. Maddesinin 1. Bendine göre 1. Sınıf tüccarlara ( sermaye şirketlerine, bilanço esasına göre defter tutan şahıs firmalarına .v.s.) 01.0.1.2010 dan itibaren 1.000,00 Tl’ den 2. Bendinde ise 2. Sınıf tüccarlara (İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar)’a 01.01.2010 dan itibaren 500,00 Tl’ den az olmamak üzere tevsik (ispat) zorunluluğuna uyulmayan tutarın % 5’ i kadar özel usulsüzlük cezası kesilecektir. Bu itibarla tahsilat ve ödemelerinde bu Tebliğle getirilen zorunluluğa uymayan mükelleflere her bir işlem için özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

  Kesilecek olan cezalar tevsik zorunluluğuna uyulmayan yıl veya dönemde geçerli olan ceza miktar veya nispetinde kesilir. Örnek: 2005 yılında tevsik zorunluluğuna uymayan 1. Sınıf tüccarlara 1.180,00 TL ceza kesilmekte iken 2010 yılında uygulanacak ceza 1.00,00 Tl dir. Uygulanacak ceza her bir işlem için ayrı ayrı uygulanacağı için 3 kez mal alışı yapıldığında,

  1. mal alışı (KDV dahil fatura toplamı) – 10.000,00 TL

  2. mal alışı (KDV dahil fatura toplamı) – 20.000,00 TL

  3. mal alışı (KDV dahil fatura toplamı) – 30.000,00 TL olduğunu düşündüğümüzde uygulanacak ceza

2005 Yılı İçin ( 1. Sınıf Tüccarlara Uygulanacak Ceza)

  1. Fatura Tutarı : 10.000,00 – Asgari Tutar .1.180,00 – %5 Tutarı 500,00 TL olduğu için uygulanacak ceza 1.180,00 TL dir.

  2. Fatura Tutarı : 20.000,00 – Asgari Tutar .1.180,00 – %5 Tutarı 1.000,00 TL olduğu için uygulanacak ceza 1.180,00 TL dir.

  3. Fatura Tutarı : 30.000,00 – Asgari Tutar .1.180,00 – %5 Tutarı 1.500,00 TL olduğu için uygulanacak ceza 1.500,00 TL dir.

Yukarıda dökümü yapılan üç adet faturanın tevsik kapsamında ilgili kurumlardan ödendiği ispat edilmez ise 1.180,00 + 1.180,00+1.500,0 = 3.860,00 TL özel usulsüzlük cezasına muhatap olunacaktır.

2010 Yılı İçin ( 1. Sınıf Tüccarlara Uygulanacak Ceza)

  1. Fatura Tutarı : 10.000,00 – Asgari Tutar .1.000,00 – %5 Tutarı 500,00 TL olduğu için uygulanacak ceza 1.180,00 TL dir.

  2. Fatura Tutarı : 20.000,00 – Asgari Tutar .1.000,00 – %5 Tutarı 1.000,00 TL olduğu için uygulanacak ceza 1.180,00 TL dir.

  3. Fatura Tutarı : 30.000,00 – Asgari Tutar .1.000,00 – %5 Tutarı 1.500,00 TL olduğu için uygulanacak ceza 1.500,00 TL dir.

Yukarıda dökümü yapılan üç adet faturanın tevsik kapsamında ilgili kurumlardan ödendiği ispat edilmez ise 1.180,00 + 1.180,00+1.500,0 = 3.860,00 TL özel usulsüzlük cezasına muhatap olunacaktır.

Sonuç : Yapılan düzenlemeler ile sadece ödeme ve tahsilatlar değil, fatura bedelleri de 8.000,00 TL lik haddi aşması halinde tevsik kapsamına girecek ve bu durumdaki faturaların farklı zamanlarda taksitle ve parça parça ödenmesi durumu değiştirmeyecek ilgili kurumlar aracılığı ile yapılacaktır.